Eylülün tatlı telaşı
Eylül ayı geldi mi bütün evlerde bir heyecan, bir telaş dalgası hissedilir. Çocuklu ya da çocuksuz, evli ya da bekar fark etmez… Sonbaharın gelişini hissetmek bazılarını hüzünlendirse de aslında yeni başlangıçlar, yeni hazırlıklar barındırır bugünler… Yazlıklardan şehre dönüş, okulların açılması, vitrinlerde yeni sezon ürünleri, ekranlarda yeni yayın dönemi, bağlarda-bahçelerde hasat demektir eylül… Sağlıklı beslenmenin esas alındığı mutfaklarda ise kış hazırlıklarının koşturmacası yaşanır. Yaz mevsiminin tadını, tuzunu, bereketini kış aylarına da taşımak isteyenlerin fazla mesaisi tüm aya yayılır. Pazar tezgahlarından ya da bahçeden toplanan sebzeler-meyveler, tazeliklerini muhafaza edecek işlemlere tabi olduktan sonra, kavanozlara ya da buzdolabı poşetlerine girip dolaplardaki yerlerini alır teker teker…
Tencerelerde en güzel kokuları yayan reçeller kaynarken, onların süsleyeceği kahvaltı sofralarının sabırsız, tatlı telaşları sarar ev halkını… Balkonlarda iplere asılı biberler, patlıcanlar görmek, yaşanmışlığı yansıtan, içimizi ısıtan ne güzel görüntülerdir. Komşular yer sofralarında buluşup eriştesini, silorunu, yufkasını açarken, çocuklar için de bol unlu-hamurlu oyun anlarının başladığının müjdesi verilmiş olunur bir taraftan. Mesela kazanda kaynayan pekmezin dibini sıyırmak özellikle köylerdeki ufaklıklar için en eğlenceli ritüellerden biridir hala… Eğer şanslıysanız ve yolunuz tam da bu günlerde bir köye düşmüşse, doğu ya da batı fark etmez; bu özel hazırlıkları daha bir hisseder, adeta kendinizi küçük bir zaman makinesinde geçmişe yolculuk yapmış hissedebilirsiniz. Evet şehirlerde her ne kadar daha bir "tüketim toplumu" olsak da, üretmenin tadı bazıları için hala bir başka… Kışa hazırlanmak da bunlar arasında ilk sırada… Çünkü bir evde kışa hazırlık varsa bu, tencerenin her daim kaynayacağının, sofranın kalabalık, dolapların dolu, yemek sohbetlerinin, misafirin bol olacağının da kanıtıdır bir taraftan… Yani bizim hep savunduğumuz "en güzeli ev yemeği" kavramı o evde doyasıya yaşanmaktadır.
Biz de bu ay sonbahara, çarşı-pazarda hala devam eden sebze-meyve bereketine bir de yeni çıkan mahsulleri ekleyerek açtık sayfalarımızı… Mesela en taze haliyle tezgahlarda gördüğümüz üzümle leziz ve şık sunumlar hazırladık. Asma yaprakları salamuraya girmeden önce, en sıradışı, yaratıcı hallerini sizinle buluşturalım istedik… Hazırlayıp kavanoza koyun, sevdiklerinize ikram edin diye nefis kurabiye tarifleri, yakında çocuklarınız için yeniden başlayacak okul macerasında onların beslenme çantasına gönül rahatlığıyla yerleştirin diye ev yapımı özel tatlar hazırladık… Sizin anlayacağınız Sofra olarak, mutfak kültürümüze yine içtenlikle bir saygı duruşu gösterdik bu ay da… O sıcacık, samimi masalarınızda birazcık da payımız olacaksa, ne mutlu bize… Sonbahar hüznünden sıyrılmış, renkli, bereketli ve de çok lezzetli bir Eylül ayı geçirmeniz dileğiyle…
Esra Düzdağ
Sofra’da Bu Ay
- Dilek Yetkiner ile Ot Kokulu Mücverler
- Dünya Mutfağından Çilekli Tartlar
- Zeynep Dinç'ten İlkbaharın Müjdecileri
- İnci Bak'tan Kuzu Etli Bahar Yemekleri