Dut

Dut

Giriş Saati:07.07.2010 15:15

Güncelleme:09.08.2010 16:38

Dut

Şerbetli küçük salkımlar..

Pestil yapımından pekmeze, rakıdan sirkeye kültürümüzün her aşamasında sessiz sedasız yer edinen, gövdesiyle saz olup yanık türkülerde dile gelen, yaprağıyla çaya hayat veren dut meyvesi hele bir de şerbette cömertse tadına doyum olmaz…

Akı, karası, kırmızı-moru, belli başlı üç çeşidiyle mayıs-haziran-temmuz aylarında tezgahlarda boy göstermeye başlar lezzetli, bir o kadar şerbetli dutlar...
Ömrü kısa, saklama koşulları özen isteyen bu narin meyve gövdesiyle saz olup türkülerde dile gelirken, yaprağıyla da sağlık çaylarına hayat verir.
12. yüzyıldan itibaren sessiz sedasız Anadolu insanına hizmet veren dutun gelin coğrafi haritasına bir göz atalım; akdutun Çin, karadutun İran, kırmızımor dutun ise Kuzey Amerika kökenli olduğu anlaşılıyor araştırmalardan.
12 ayrı türü olmasına karşın yaygın olarak saydığımız üç çeşidi biliniyor. Ülkemizde hemen her ilde yetişse de bir zamanlar ipekböcekçiliğinin merkezi olan Bursa ve Bilecik'te daha çok rastlıyoruz dut ağaçlarına. Eskiden bahçesinde dut ağacı olanlar bilir; dut mevsimi gelince iki kişi dut ağacının altında çarşafın uçlarından tutar, ağacın tepesinde bir kişi ağacı silkeler ve olgun dutlar birer ikişer çarşafa dökülmeye başlardı. "Dut silkme" veya "dut sallama" adı verilen bu işlem, güneşin daha az etkili olduğu sabah ve akşam saatlerinde gerçekleşirdi. Sonrasında, ezilmeyi önlemek için kocaman sinilere dökülürdü nazenin dutlar. Büyük küçük bütün ev halkı, konukomşu afiyetle paylaşırdı lezzetli mi lezzetli dutları.

Araştırmacı-yazar Murat Belge; "Çocukluğumun İstanbul'unda her evin bahçesinde bir dut ağacı olurdu. Arada bir sedyeyle adamlar 'eyi dut!' diye dolaşırdı, ama biz zaten bahçelerde yiyeceğimizi yemiş olurduk. Eski İstanbullu olarak alışmışım, dutu ve istavriti parayla alamıyorum. Bunları insan kendi temin eder, satın almaz ki!" diyor Tarih Boyunca Yemek Kültürü adlı kitabında.

Kullanım Alanları :
Dutun lezzet coğrafyasına baktığımızda ise bu meyve, kek, pasta, pekmez, sucuk, şurup, rakı, sirke, reçel, votka yapımında kullanılarak değerlendiriliyor. Kuru dut öğütülüp veya blenderden geçirilip kıyılmış cevizle karıştırılıyor ve Anadolu'da kışlık yiyecek olarak kilerdeki yerini alıyor. Dut ağacının yaprağından da yararlanılıyor. Malzeme olarak asma yaprağı harcına yakın bir iç hazırlanıp dut yaprağına sarılıyor. Pişirildikten sonra afiyetle yeniliyor.

Şifa kaynağı
Doğada zahmetsizce yetişen dutun meyvesi kadar yaprağı da tam bir şifa kaynağı. Dutta bulunan "resveratrol" adlı antioksidan madde kötü kolesterol üzerindeki etkisiyle kronik kalp-damar hastalıklarına karşı koruma sağlarken, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. İştah problemi olanlarda iştahı artırıp, enerji veriyor. Sabahları aç karnına yenilen dut, bağırsakların daha iyi çalışmasında önemli rol oynuyor. Duttan yapılan pekmez ise kansızlık problemi çekenlere iyi geliyor. Ak dut yaprağından hazırlanan çay ise gevşetici ve rahatlatıcı olarak sağlık çayları arasındaki tartışmasız yerini alıyor.

Ortalama 100 gram taze dutta...

BESİNLER VE KALORİ
Kalori 93 Karbonhidrat 19.8 gram Protein 0.9 gram
MİNERALLER Kalsiyum 60.0 mgr Demir 1.1 mgr
VİTAMİNLER B1 vitamini 0.05 mgr B2 vitamini 0.07 mgr B3 vitamini 0.2 mgr C vitamini 17 mgr

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SOFRA veya sofra.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Tarif Arama Kutusu

tarif ARA
BİZE ULAŞIN